[vc_row css=”.vc_custom_1586197115242{margin-top: 30px !important;}”][vc_column][vc_column_text]Dikey uzmanlıkta geliştirdikleri bilgilerini cömertçe paylaşan konuşmacılarımız, bilim-inovasyon-tıp-teknik-sanat ve çapraz birikimleriyle ihtisaslarını konuşturuyorlar.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]
Özhan
Atalay
Yönetim Danışmanı
Özhan Atalay Kimdir?
Özhan Atalay, iş modelinde sorun olmadığı halde bir türlü kar edemeyen kuruluşları rakipleriyle başa baş seviyelere ulaştırmak, kar eden firmaların ise karlarını artırmak konusunda iddialı. Sürekli zarar ve yüksek maliyet gibi finansal sorun sarmalından çıkamayan şirketlerin kurtarıcı danışmanı. Aslında Türkiye’de eşine az rastlanan şekilde, dönemsel CEO, genel müdür. Sorunların çözümüne pratik ve gerçekçi ışık tutuyor. Geçmişte Century 21 Türkiye genel müdürlüğünü yapan Atalay, firmalara satış kuralları, insan davranışları psikolojisi ve liderlik gibi niş alanlarda sunumlar gerçekleştiriyor, danışmanlık yapıyor. Yeni yayınlanan “Yöneticinin Başarısızlık Rehberi” adlı kitabında Atalay iş dünyasında başarıyı yakalamak isteyenlere mevcut rekabet koşulları altında nasıl fark yaratabileceklerini öğretiyor.
Birçok firmanın yeniden yapılandırılmasında rol oynayan Atalay, doğru bilgiye ulaşma, hataları tesbit etme, pratik çözümler getirme, aksiyonlar alarak uygulama ve sonuca ulaşma konusunda oldukça başarılı. İş dünyasında yapıcı çözümler arayan profesyonellere ufuk açıcı konuşmalar yapan Atalay; verimlilik arttırma, karlı büyüme, şirket kurtarma, maliyetleri düşürme, kurumsallaşma, yön değişikliği, zarardaki firmaları kara taşıma, organizasyon ve strateji değişiklikleri konularında aranan bir konuşmacı.
İş hayatına STFA İnşaat A.Ş.’de atılan Atalay, Swissotel İstanbul’un açılışını gerçekleştirmek üzere çalışan ekibe katıldı. Skor Yönetim Danışmanlığı firmasını kuran Atalay burada, IT/ERP sistemleri kurulması, verimlilik artışı çalışmaları, mali müşavirlik, uluslararası vergi planlaması konularında hizmetler verdi. İngiliz ortaklarıya birlikte Omicron Financials adlı Dünya çapındaki ERP Sistemini Skor Financials adında Türkiye’ye uyarlayıp satış ve desteğini gerçekleştiren Atalay dört yıl sonra firmasını devrederek tekrar profesyonel hayata atıldı.
Atalay, Teknoloji Holding’de icra kurulu üyesi CFO olarak, Schindler Asansör AŞ.’de Genel Müdür Yardımcısı, Premdor Masonite Kapı Sanayi AŞ ‘de Genel Müdür, Muratlı Karton A.Ş.’de Genel Müdür Yardımcısı, Vega Services Inc’de Genel Müdür olarak görev yaptı. GittiBu online satış sisteminin kurucusu olan Özhan Atalay, bu girişimiyle uzun yıllara dayanan tecrübesini farklı bir platforma taşımış oldu.
Atalay, TTK ve SPK ya göre Bağımsız Profesyonel Yönetim Kurulu Üyeliği yapıyor.
Konuşma Konuları
- Firmaları zarara uğratan olumsuzluklar nasıl önlenir?
- Karlı firmalarda maliyet düşürme, karlılığı yükseltme, Pazar payı artışı, Karlı büyüme
- Kurumsallaşma, standartlaşma
- Verimlilik arttırma, maliyet azaltımı
- Şirket kurtarma
- Firma yönü değişikliği
- Yeniden yapılanma
- Kriz anlarında yöneticilik
- Özel projeler Yönetimi
- Zayıf satışların nedenlerinin bulunması, çözüm geliştirme
Videolar
Tolga
Tanrıseven
KizlarSoruyor.com Kurucusu
Teknoloji
İnovasyon
Yaratıcılık
Girişim
Motivasyon
Hedef Kitle Pazarlaması
Tolga Tanrıseven Kimdir?
Tolga Tanrıseven, yeni nesil girişimci. Y ve Z kuşağının en popüler sitelerinden biri KizlarSoruyor.com’un kurucusu. ABD’de GirlsAskGuys adıyla kurulan Türkçe ve İspanyolca olarak da kullanıcılarla buluşan site 5 ülkede yayın yapıyor, 20 milyondan fazla tekil ziyaretçiye sahip.
Başarılı girişimci
Tolga Tanrıseven bu başarılı girişimi bakın nasıl anlatıyor; “İçerik çok önemli ama tek yönlü değil, gerçek kişilerin ürettiği organik içerik artık kıymetli olan. Benim de KizlarSoruyor’u kurarken hedefim bir içerik sitesi oluşturmak değil, farklı konularda tutkulu, bilgili, birbirine yardım etmeye hevesli kadın ve erkekleri bir araya getiren bir topluluk oluşturmaktı. Doğru topluluk, yeni, taze ve organik içerik KizlarSoruyor’un başarısının sırrı.”
Bir milyona ulaşan üye sayısıyla girişimcilik eko sisteminin parlayan projelerinden biri olarak ün yapan KizlarSoruyor.com tamamen Tolga Tanrıseven’in imzası taşıyor. Başarıyı açıklayabileceğimiz kriter ne olabilir diye soracak olursanız: tutku! Tutku hayatın sırrı. Bu sırrın tarifi ise Tanrıseven’in üslubu ve kelimeleriyle; “Bu dünyada hepimizin tutkuyla bağlı olduğu, ilgi duyduğumuz, bilgili olduğumuz niş bir alan ve bu tutkumuza dair söyleyeceklerimiz, paylaşmak istediklerimiz var. Ve hepimizin hayatın farklı alanlarına dair birbirimize soru sormaya, bilgi ve fikir almaya ihtiyacı var. Bu kimi zaman sevgilimizle yaşadığımız bir soruna dair karşı cinsten fikir alma ihtiyacı olabilir, kimi zaman spor, güzellik ya da seyahatle ilgili bir bilgi, tavsiye arayışı olabilir.”
Tanrıseven Bilgisayar Mühendisi. Eğitim için gittiği ABD’de çalışmaya ve tam zamanlı yaşamaya başladı. Ziyaretçi rekorları kıran GirlsAskGuys.com’u 2008’de hayata geçirdi. Site 2013 yılında O’Brien Capital’dan 800 bin dolar, diğer yatırımcılardan ise 200 bin dolar olmak üzere toplamda 1 milyon dolar, 2015 yılında ise 1.2 milyon dolar yatırım desteği almayı başardı. Tanrıseven, GirlsAskGuys.com’un İspanyolca versiyonu olan EllasSaben.com’u 2014 yılında, Portekizce versiyonu olan ElasSabem.com’u ise 2015 yılında hayata geçirdi.
Kadın ve erkeklerin ikili ilişkiler, moda, spor, alışveriş ve sağlık gibi başlıklar altında merak ettikleri konuları karşı cinse sorarak cevap almalarına, deneyim ve görüş paylaşımına olanak sağlayan KizlarSoruyor.com, GirlsAskGuys.com sitesinin Türkçe versiyonu olarak 2011 yılında internet kullanıcılarıyla buluştu.
Pazarlama stratejisi geliştirme
Günlük ortalama 1 milyon kişi tarafından ziyaret edilen ve dünya çapında 800 bin üyeye sahip olan sitenin başarısı topluluk oluşturmasında yatıyor. Sitede yılda ortalama 2 milyon soru soruluyor ve ortalama 50 milyon görüş ve yorum paylaşılıyor. Hedef kitle bazlı pazarlama stratejisi uygulayan Tanrıseven, ürün yerleştirme konusunda kurumların gözdesi.
Söyleyeceği sözü olanla aklında sorusu olanı buluşturmak amacıyla bu yola çıktığını kaydeden Tanrıseven, St. Louis Business Journal tarafından “40 yaşın altındaki 40 iş adamı” listesine (2015) dahil edildi. Prestijli yayınlardan olan Forbes, TheNext Web, Huffington Post ve Search Engine Journal’da da yer almayı başardı.
Konuşma Konuları
- Girişimcilik
- Sosyal Medya
- Pazarlamanın Yeni Kuralları
- Teknoloji
- İnovasyon
Videolar
Deniz
Türkali
Oyuncu, Senarist, Yazar
Deniz Türkali Kimdir?
Deniz Türkali Türk sinemasına emek vermiş tecrübeli bir oyuncu ve senarist. Oyunculuk, konuşma sanatı üzerine dersler konferanslar veren Türkali, DOT Tiyatro ve 2. Kat Tiyatro’da oyunlar sergiliyor. Hayatımın Yemekleri adlı kitabı yayına hazırlanan oyuncunun hayat öyküsünü ise Murat Çelikkan yazdı. Hazırlığı tamamlanmak üzere olan nehir sohbetleri yakın bir zamanda yayınlanacak.
Oyuncunun “Mine” ve “Minik Serçe” olmak üzere kaleme aldığı iki farklı senaryosu da bulunuyor. Türkali’nin hayatında sinemanın yeri çok özel. Yönetmen Atıf Yılmaz ile ikinci evliliğini gerçekleştiren Türkali için sanat ve edebiyatla yoğrulmuş bir ailede dünyaya geldi. Babası yazar Vedat Türkali, Deniz Türkali’nin kültürel ve siyasi çizgisinde çok önemli rol oynadı.
Sinemayla iç içe yaşayan oyuncunun hayatında Nişantaşı Kız Lisesi’nde okuduğu yıllar bir dönüm noktası kabul edilebilir. O yıllarda tiyatroyla tanışan oyuncu Şişli Koleji’nde eğitimi sürdürdükten sonra Konservatuar Tiyatro Bölümünü kazandı. Türkiye’de iki yıl okuduktan sonra eğitimine Londra’da devam etti. İtalyada Dario Fo, Franca Rame ile çalıştı. Müzik çalışmalarını yürütürken bir yandan da Milliyet Yayınları’nda yayın danışmanlığı yaptı. Yıllar 1980’i gösterdiğinde Türkali yeniden oyunculuğa döndü. Elbette müziği tamamen bırakmadı. Üstelik müziğe olan tutkusu Türkali’ye tek kişilik tiyatro oyunlarında başarıyı getirdi. Radyo programları hazırlayıp sundu, köşe yazarlığı yaptı, sinema ve televizyon filmlerinde oynadı, senaryo yazdı. “Kaktüs” dergisinde, Milliyet gazetesinde, Hayat Dergisinde gazetecilik yaptı. Milliyet, Hürriyet, Radikal gazetelerinde çeşitli konularda yazdı. Kamelyalı Kadın müzikalinde Prudence Duvernoy’u canlandırdı. Sanatla uğraşırken bir yandan da iş hayatına atılan Türkali 5. Kat Restaurant ve Leyla Café’yi işletti.
Türkali, konservatuar eğitimini Londra’da tamamladı. Sosyal ve siyasi yazılar yazdı, etkinliklere katıldı. dergisinde ve “Kriter” dergisinde Avrupa Birliği ülkeleri sinema tanıtım yazıları yazdı. “Şehvet” adlı bir albümü bulunan oyuncu Galip Derviş, Hürrem Sultan, Gece Melek ve Bizim Çocuklar, Eylül Fırtınası, Dudaktan Kalbe gibi birçok sinema ve televizyon filminde rol aldı. Deniz Türkali yalnızca sinemayla ilgilenmedi, müzik de onun hayatında önemli bir yer tutuyor. İlk evliliğini İtalyan şarkıcı Ernesto Casalini ile yapan oyuncu ömrünün neredeyse yarısını ünlü sinema ustası Atıf Yılmaz ile geçirdi.
Konuşma Konuları
HERKES OYNAYABİLİR Mİ?
BEDEN DİLİMİZİ KULLANMAYI BİLİYOR MUYUZ?
Çocukken oynadığımız oyunları hatırlarsak oynamanın hiç de o kadar zor olmadığının ilk işaretlerini görürüz.
Oyun, hayatın her alanında hayatımızın tam da göbeğinde var olan bir eylem. Her zaman sahneye çıkarak ya da kamera önünde oynanmak gerekmez. Bazen bilerek, bazen kendiliğinden “oynarken” buluruz kendimizi. Kendinize bir sorun kimseyle paylaşmanıza gerek yok, yalnız kendinize sorun; inanmadan ama inanırmış gibi yaparak söylediğiniz ne çok şey var değil mi? İş hayatında, sosyal hayatta, aile ilişkilerinde, arkadaşlıklarda… Hayatta ne isle uğraşırsak uğraşalım oynamaya mecburuz. Başta uygarlık gereği… Güne çok kötü başladınız başınız ağrıyor, eşiniz ya da sevgilinizle tartıştınız, işe geldiniz bir çalışma arkadaşınız ya da yöneticiniz size “günaydın” dedi. İçinizden geçeni burada tekrarlamayalım ama cevabınız eğreti bir gülümsemeyle de olsa “günaydın” olacaktır. Şimdi iyi oynamak var kötü oynamak var. Eğer o selamdan yöneticiniz sıkıntınızı anladıysa başınız dertte demektir. İki kez daha tekrarlandığı takdirde hakkınızdaki izlenim hiç de iyi olmayacaktır.
Beden dilinin önemi işte bu örnekte öne çıkar. Oynamak’la numara yapmak arasındaki fark yalnız tonlamayla değil vücut dilini nasıl kullandığınızla da ortaya çıkar. Yani hayattaki iyi oyunculukta önemli olan, karşınızdakine ya da karşınızdakilere oynadığınızı belli etmemek. Karşınızdaki ya da karşınızdakiler oynadığınızı anlamışlarsa büyük ölçüde çuvallamışsınız… Bir başka ifadeyle çok kötü oynadınız demektir. İkna etmek, sahiciliğe inandırmak zor iş. Hele içten içe söylediklerinize kendiniz bile inanmıyorsanız, hemen açık vermeniz işten bile değil. “Güzel soru”, “tam da bunu söyleyecektim” tarzı klişeler çok geçmişte kaldı. Seçilen cümleler, o cümlelerin tonlamaları çok önemli. Vücut dilini spor yaparak da doğru kullanamazsınız. Her duruşun her hareketin her mimiğin bir anlamı var. O zaman nasıl iyi oynayacağız?
BİR MOTİVASYON OLARAK AŞK’A VAKİT VAR MI?
Çok sevdiğim genç bir arkadaşıma “Eşinle flört ediyor musun?” diye sormuştum. Biraz da şaşırarak “Deniz hanım hiç vaktim olmuyor çok çalışıyorum” demişti. “Çok üzücü” diye düşünmüştüm. Ona “sakın ha sakın, ne yap yap vakit ayır” diye sıkı sıkı tembih etmiştim. Çalışma hayatımız evdeki flörtü bile engelliyorsa, ya hayatı en keyifli kılan unsurlarından biri olan “flört etmeyi” bilmiyoruz ki bu hayatı nasıl yaşadığımıza dair birçok sorunu birlikte getirir, ya da gerek duymuyoruz ki bu belki daha da vahim bir durumla karşı karşıyayız demektir. Hayatını sadece işten ibaret sananlar iş hayatında asla uzun süreli başarılı olamazlar. Hayatı tek bir şey üzerine kurmak sadece o şeye konsantre olmak asla başarının sırrı değildir.
Yaşamayı bilmek bir tür sanattır. İş hayatını zevkli kılacak küçük hazları asla es geçmemek gerekir. İş hayatı asık suratla lanet ederek sürdürülemez. Her an ne yaparsanız yapın yaratıcılığınızı kullanmak zorundasınız. Ne kadar çok “Endorfin” salgılarsak o kadar enerjik oluruz. Aşk hali zaten mutluluğun zirve yaptığı bir durum. Bu, herkes için, her an ele geçirilebilecek bir bağış değil biliyorum. Ama bir de şuradan bakalım; aşk bir ruh hali; o zaman, birine aşık olmuyoruz. Önce aşık oluyoruz sonra biri giriyor devreye… Hiç kimse olmasa da denk düşmese de o aşk halidir asıl önemli olan. Sizi motive edecek “endofin”e zirve yaptıracak olan da budur. Yani başarının sırrı ufak tefek ayrıntılarda gizlidir. O ayrıntı dediğimiz şeyler bizi motive ederken çalışmalarımızda da verimi artırır.
ZAMANI KULLANMAK HAYATI KULLANMAK
Hayatımızı nasıl kullanıyoruz? Üstelik bir daha ele geçirmemize imkan olmayan bir zaman dilimiyle kısıtlı. Bu iki dinamik aynı zamanda birbirleriyle var olabiliyor. Ve ayrıca herkesin hayatı ve zamanı bir bakıma çok benzer, bir bakıma çok farklı. Hepimizin hayatı birbiriyle son derece ilişkili…
Hayatın ve zamanın kullanımını ele geçirmemiz zaten “bir zaman” alıyor. Bunu farketmemiz “hay allah zaman nasıl da çabuk geçiyor” demeğe başlamamız da gene epey bir zaman alıyor. Bir yandan kendi hayatımızı elden kaçırmamaya çalışırken ihtiyaç duyduğumuz diğer hayatlarla da ilişki içinde olduğumuzu unutmamamız gerekiyor. Ne işle uğraşırsak uğraşalım zamanı kullanmayı bilmiyorsak hayatımızı bir anda alt üst edebiliriz. Yalnız kendi hayatımızı da değil birlikte çalıştığımız, yaşadığımız diğer insanların hayatlarını da…
İş hayatında en önemli şeylerden biri bilgi paylaşımı, yönetimi. Bir o kadar da önemli olan zamanı paylaşmak ve yönetmek. İş hayatımızı, zamanın boşa harcanmasına asla göz yummadan nasıl yönetebiliriz? Zamanın boşa harcanmasını nasıl önleriz? Bunu nasıl mümkün kılabiliriz?
Unutmayalım “Money is time, time is money!”
İLETİŞİM BECERİLERİ
Yaşamımızda her dokunuş bir iletişimdir. Her ne yaparsanız yapın doğru İletişim kurmak size başarı, mutluluk, keyif, güçlü ve sağlıklı ilişkiler olarak dönecektir. Biraz özen, biraz sabır biraz pozitif düşünce ve güçlü bir dille başarır mıyız dersiniz?
Yılmaz
Argüden
ARGE Danışmanlık Yönetim Kurulu Başkanı
Yılmaz Argüden Kimdir?
Dr. Yılmaz Argüden iş dünyasının yakından tanıdığı başarılı bir isim. Profesyonel çalışmalarının yanı sıra gönüllü faaliyetleri, sosyal sorumluluk çalışmalarıyla da dikkat çekiyor.
ARGE Danışmanlık ve dünyanın önde gelen yatırım bankalarından Rothschild’ın Türkiye Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini yürüten Dr. Argüden, yaşam kalitesini yükseltme konusundaki çalışmaları nedeniyle Dünya Ekonomik Forumu tarafından Geleceğin 100 Küresel Lideri arasına seçildi. Deneyimleri özel sektörden, kamu sektörüne ve uluslararası kuruluşlara; sivil toplum örgütlerinden, akademik hayata kadar geniş bir yelpazeyi kapsıyor. Çeşitli kuruluşların yönetim kurullarında görev alan Dr. Argüden, deneyimlerini Boğaziçi Üniversitesi’nde ve Koç Üniversitesi MBA programında strateji dersi vererek, kitapları ve köşe yazılarıyla paylaşıyor.
Değişimi hedeflemeden, mevcudu yenileme arzusu duymadan ilerlemenin mümkün olmadığına inanan Dr. Argüden, “Kurumsal değişimi sağlamak için öncelikle kurumu değişimin gerekliliğine ve aciliyetine inandırmak gerekiyor. Bunu sağlamanın etkili yollarından birisi de performansın kurum içindeki birimler arasında değil, kurum dışı en iyi örneklerle karşılaştırılmasını sağlamak. Bir başka deyişle kıyaslama çalışmalarını kurum kültürü haline getirmektir” diyor. Değişim için öncelikle etkileyici bir vizyonun ortaya koyulması gerektiğini belirten Dr. Argüden, etkileyici vizyonu; “Gelecekle ilgili cazip bir hayali ortaya koyan, kararlara yön gösterecek kadar amaca odaklı, ancak inisiyatif kullanmayı özendirecek kadar esnek, kolaylıkla anlatılabilen ve değişime konu olanları heyecanlandıracak kadar gerçekçi olan bir hülya” olarak tanımlıyor.
Konuşma Konuları
- Strateji
- Kurumsallaşma
- Değişim Yönetimi
- Yönetim Kurulları
- İyi Yönetişim
- Sivil Toplum Kuruluşlarının Yönetimi
- Geleceği Şekillendirmek
Barış
Soydan
Gazeteci, Ekonomi Yazarı
Küresel ekonomi
Yerel ekonomi
Merkez Bankaları
Jeopolitik ve jeostratejik mega trendler
Barış Soydan Kimdir?
Barış Soydan, yerel ve küresel ekonomideki gelişmeleri öğrenmek isteyenlerin yakından takip ettiği uzun yıllardır ekonomi gazeteciliği yapan bir isim. Soydan, neden sonuç ilişkisi üzerine kurduğu, tarafız güncel ve uluslararası kabul görmüş analiz kurumların verileri üzerinde ekonomi yorumları yapıyor.
Soydan kolay anlaşılır üslubuyla küresel ve yerel ekonomideki gelişmeleri yorumlarken okura ve izleyene gelişmelerin perde arkasını vermekle kalmıyor “Aslında ne oldu?” sorusuna yanıt veriyor. Sıcak kulis bilgilerini aktarırken yaşanan gelişmelerin piyasalara nasıl yansıyacağını somut örneklerle açıklıyor. Hepimizin gelişmeleri takip ederken en çok merak ettiği “Bundan sonra ne olur?” sorusuna, neden sonuç ilişkisi kurarak yanıt veriyor.
Ekonomi İklimi
Soydan’ın konulara analitik yaklaşımı dinleyicileri bir ufuk turuna çıkarıyor. Bu turun sonunda yerel ve küresel ekonomi ikliminde esen rüzgarların yönünü, gelişmelerin nasıl ortaya çıktığını ve sonuçlarının ne olabileceğini güvenilir kaynakların verileriyle öğreniyorsunuz.
Mega Trendler
Jeopolitik ve jeostratejik mega trendler, Barış Soydan’ın üslubuyla anlaşılır hale geliyor. Yapay zeka teknolojilerindeki gelişmelerin ekonomiye etkisinden ABD, Çin ve Hindistan arasındaki ekonomik ilişkilerin ülke ekonomilerine ve sektörlere yansımaları ilgi çeken konuşma başlıkları arasında. Merkez Bankaları, alınan kararların sektörlere etkileri de Barış Soydan’dan talep edilen konular arasında yer alıyor.
Barış Soydan youtube kanalında hafta içi her akşam ekonomi ve piyasalarda son 24 saati yorumluyor. Videoları ekonominin nabzını tutmak, pozisyon almak isteyen çok geniş kitlelere ulaşıyor.
Para dergisinde yazı işleri müdürlüğü, Power ve Turkishtime dergilerinde genel yayın yönetmenliği yapan Soydan günlük gazete yazılarına da devam ediyor. İstanbul Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi mezunu olan Soydan evrensel gazetecilik ilkelerini savunmayı amaçlayan Medya Etiği Platformu’nun kurucuları arasında yer alıyor.
Konuşma Konuları
Bir Bakışta Küresel Ekonomi ve Yerel Ekonomiye Etkileri
Çok Kutuplu Dünyada Değişen Ekonomik Dengeler
Türkiye Ekonomisinde Gelişmelerin Tercümesi
Ekonomik Kararların Piyasalara Etkisi. Gelişmelerin Neden Sonuç İlişkisi
Jeopolitik ve Jeostratejik Mega Trendlerin Ekonomiye Etkisi
Güncel Mikro Trendler ve Ekonomiye Etkileri
Perde arkası – Kulis Bilgileri
Yatırım Platformları ve Araçları Hakkında Merak Edilenler
Prof. Dr.
Acar Baltaş
Psikolog, Baltaş Grubu Kurucusu
Prof. Dr. Acar Baltaş Kimdir?
Prof. Dr. Acar Baltaş, Türkiye’de geniş kitlelere, psikolojinin insan ihtiyaçları ve iş hayatının sorunları için bir çözüm olduğunu gösteren öncülerden biri.
Stresi yönetmek, beden dilini kullanmak
Stres ve beden dili kavramlarını Prof. Dr. Zuhal Baltaş’la birlikte Türkiye’ye tanıtan isim. Yüksek öğrenimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü’nde tamamlayan Acar Baltaş, doktora çalışmasını Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda “yüksek beyin fonksiyonları” konusunda yaptı. 1981’de klinik nörofizyoloji alanında Tıp Bilimleri Doktoru (M. Sc. Dr.), 1986 yılında Uygulamalı Psikoloji Doçenti, 1996 yılında da Profesör unvanını aldı. 1977-1997 yılları arasında Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı’nda çalıştı.
Liderlik ve ekip çalışması seminerleri
1983’ten bu yana tıbbi ve örgütsel psikoloji alanındaki bilgilerini iş hayatının ihtiyaçlarıyla bağdaştırarak liderlik ve ekip çalışması konusunda seminerler vermekte, uygulamalar yapmakta, kitaplar yazmakta ve insan kaynakları alanında hizmet veren Baltaş Grubu’nu yönetmektedir.
1996-1999 yılları arasında Türk A Milli Futbol Takımı’nın, 2002-2003 sezonunda Galatasaray Futbol Takımı’nın psikolojik danışmanlığını yapan Baltaş, bu görevi 2005 yılında Türk A Milli Futbol Takımı’yla sürdürdü. Ayrıca, 2009-2016 yılları arasında Harp Akademileri’nde kurmay subay adaylarına ve her rütbede terfi eden generallere kişilik bilimi ve liderlik eğitimleri verdi.
Hayatın farklı alanlarında
Çocukluk ve gençlik yıllarında yüzme, su topu ve futbol sporlarıyla ilgilenen Baltaş; onyedi yaşında Veliefendi Hipodromu’nda çalışmaya başlamış; otel resepsiyonistliği, takdimcilik, disc jockey’lik, turizm rehberliği ve öğretmenlik yaparak hayatın farklı cephelerini tanıyarak sıradan gibi gözüken işleri yapanların emeğine saygı göstermeyi öğrenmiştir.
Prof. Dr. Zuhal Baltaş’la evli ve iki çocuk babasıdır.
Konuşma Konuları
Krizde Zor Zamanlarda Liderlik
- Çalışanlar neden “tükenme duygusu yaşıyor?
- Krizde yönetici iletişimi ve tutumu nasıl olmalı?
- Uzaktan çalışmaya yatkın kişilerin özellikleri
- Uzaktan çalışmak ve uzaktan yönetmek
- Yeni normlarla hayata ve ofise dönmek
- Değerler ve kurum kültürünün önemi
- Nasıl üstesinden gelir ve kendi hikâyemizi yazarız?
21.Yüzyıla Hoş Geldiniz
(Yenidünya, Farklı Bir Yönetim Anlayışı)
- Öngörülemeyen koşulların öngörülebilir olduğu bir süreç
- Kriz nedir, nasıl yönetilir?
- Risk hesabı ve risk algısı
- Neden zorlanıyoruz?
- İletişim -ilişki – bağ kurmak
- Bugünlere nasıl geldik, bundan sonra ne olur?
- Pandemi döneminde değişen kişisel ve kurumsal öncelikler ve değerler
- Yönetici tutumu ve psikolojik sermeyesi
Hayatın Hakkını Vermek
Yüksek zekâ ve yüksek eğitim başarısıyla hayat başarısı arasındaki ilişki zayıftır. Potansiyel baskı altında ortaya çıkar. Konfor alanında yaşanan hayatlardan geriye bir hikâye kalmaz. Sahip olduklarını elde etmek için mücadele edenler potansiyellerini hayata yansıtır ve elindekilerin kıymetini bilirler.
Liderlikte Yeni Eğilimler
Geleceğin liderlerini kendi içyapılarından yetiştirmeyi hedefleyen kurumlar, hızla değişen iş ortamının taleplerini karşılayacak liderlik yetkinliklerini izlemek zorundadırlar. Sektöründe lider olmak isteyen bir şirket liderlik niteliğine sahip insanlarla çalışmalıdır. Büyük sonuçlara, ortalama performansla değil, üstün performans gösteren çalışanlarla ulaşılır. Bunun için de her düzeyde çalışanın liderlik özelliğine sahip olması gerekir.
Değerlerle Yaşamak Ve Yönetmek
İş hayatı doğru işleri, doğru yöntemle yapmayı gerektirir. Bunun devamlı olabilmesi, sürdürülebilirliğe, iyi hizmete ve kurumun ruhunun özgürleştirilmesine ihtiyaç gösterir. Bunun için de her düzeydeki yöneticinin ve bütün çalışanların kararlarını yürekten inandıkları değerlere dayanarak vermeleri gerekir. Her karar kişilerin ve kurumun sahip olduğu değerle ilişkilendirilmezse değerlerin yaşaması ve hayata geçmesi mümkün olmaz.
Yürekten Adanma
Başarı, sağlık ve mutluluk, enerjinin doğru bir şekilde kullanılmasına bağlıdır. En değerli kaynağımız zannedildiği gibi zaman değil, enerjidir. Zaman enerjiye dönüştüğünde anlam kazanır. Kişi hayata yansıttığı enerjiyle ilgili ne kadar sorumluluk alırsa o kadar güçlü ve verimli olur. Bütün başarılı sanatçı, sporcu ve iş hayatındaki girişimci ve yöneticilerin ortak özelliği yaptıkları işe kendilerini yürekten adamalarıdır.
Bedensel, zihinsel, duygusal ve ruhsal enerjinin hayata yansıtılması.
İçinizdeki Zirveye Çıkın
Çalışanların performanslarının yöneticileri ve iş arkadaşlarıyla olan ilişkilerine sıkı sıkıya bağlı olduğunu biliyoruz. Olumlu ilişki ortamı kişiye topluluk kültürünün oluşturduğu, ait olma ve korunma duygusu verir. Her çalışan yeterli ücretin yanı sıra, iş liderinin kendisini değerli hissettirmesine ve yaptığı işi anlamlı bulmasına ihtiyacı vardır. Hangi düzeyde olursa olsun etkili liderler bu duyguları çalışanlarına verirler.
Kişilik psikolojisinin bilimsel temellerine aşina olmak, insanların farklılıklarını fark etmeye ve bunu kabullenmeye imkân verir. Böylece de her bireyi kişiselleştirerek ve özelleştirerek yaklaşarak yönetir.
Türk Kültüründe Yönetmek
Batı dillerinde “vefa”, “hatır”, “gönül” kelimelerinin karşılığı yoktur. Çünkü bu dillere kaynaklık eden kültürlerde bu kavramlar yoktur. Buna karşılık “vizyon”, “misyon”, “strateji”, “plan” kavramlarının karşılığı da bizim dilimizde bulunmaz. Bizim geleneğimize göre “kervan yolda düzülür, istimi arkadan gelir”.
Bir kültürün düşünme biçimi yansıtan dil psikolojisi, bu tür kavramların oluşmasının ya da oluşmamasın nedenlerini ve bu günkü hayata olan izdüşümlerini ortaya koymaktadır. Bu seminer, aynı dil psikolojisi gibi Türk iş dünyasının kendi kültür değerlerinden nasıl etkilendiğini ve bu değerleri dikkate alan bir liderin hem ülke çapında hem de dünyada nasıl başarılı olabileceğine dair ipuçları vermektedir.
Videolar
Aslı Zuluğ
Dr.
Gıda Mühendisi, Akademisyen, Girişimci
Beslenme
Gıda Güvenliği
Coğrafi Etiketli Ürünler
Gelecek Perspektifi
Aslı Zuluğ, Dr. Kimdir?
İnovasyonun akıllı telefona yüklenecek aplikasyonlarla sınırlı olduğunu sananların tersine Gıda Mühendisi Dr. Aslı Zuluğ, kadim bir Türk yemeğine yaptığı inovatif yaklaşımla Silikon Vadisi’ne yürümeye hazırlanıyor.
Girişimci gıda mühendisi
Dr. Aslı Zuluğ akademik kimliğinin yanı sıra bir girişimci. Lisans derecesini Ege Üniversitesi, Gıda Mühendisliği Bölümü, Yüksek Lisans derecesini Mediterranean Agronomic Institute of Chania (MAICH), Yunanistan, İş Ekonomisi ve Yönetim bölümünden aldıktan sonra doktora derecesini Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi, Tarım Ekonomisi bölümünde tamamladı.
İnovasyon peşinde
Zuluğ, 2019 başında, TÜBİTAK’a, TÜBİTAK 1512 kodlu BİG projesini yazdı. Bireysel Genç Girişim olarak Türkiye’den kabul edilen 146 projeden biri de Zuluğ’un bu projesi “pacha cips” oldu. Aslı Zuluğ, TÜBİTAK TEYTEB Destek programından yararlanılarak geliştirilen Pacha markasıyla, çıkış noktası paça çorbası olan fonksiyonel bir ürün yarattı: “pacha cips”. Teknoloji marifetiyle yaratılan bu gıda takviyesi ürün Zuluğ’un hayallerinin henüz ilki, devamında gelecekler ise hepimizi şimdiden heyecanlandırıyor.
Doktoradan sonra Koç Holding bünyesinde Divan Grubu’nda gıda güvenliği uzmanı olarak çalışan Zuluğ, 2008 yılı itibarıyla Swissotel The Bosphorus da gıda güvenliği ekip lideri olarak görev aldı. Özel sektördeki bu deneyimlerinin Aslı Zuluğ’a farklı bakış açıları kazandırdığı da aşikar.
Eğitmen kimliği
Dr. Aslı Zuluğ, 2013 yılından beri yarı zamanlı olarak, özel ve devlet üniversitelerinde, gıda güvenliği, gıda politikaları, yiyecek ve içecek yönetimi, yiyecek ve içecek satış pazarlama alanlarında dersler vermeye devam ediyor. Gıda Türk dergisinde Gıda Hijyeni ve Gıda ekonomisi köşelerinde yazılar yazıyor.
Konuşma Konuları
- Gıda Güvenliği
- Beslenme
- Coğrafi Etiketli Ürünler
- Tüketici Davranışları
- Bir girişim öyküsü
Videolar
Doğan
Taşkent
Elektrik – Elektrofizik Mühendisi, İnovasyon Danışmanı
Teknoloji Anlatıcısı
Patent
Endüstri 4:0
İlaç Sektöründe Gelişmeler
Yapay Zeka
İnovasyon
Doğan Taşkent Kimdir?
Teknoloji anlatıcısı ve danışmanı Doğan Taşkent, Türkiye’nin hızlı ilerleme kaydedebilmesi için biyoteknoloji, nanoteknoloji ve yeşil teknoloji gibi alanlarda öne çıkması gerektiğini söylüyor. Bu gelişim dizgesinde atlanmaması gereken en önemli unsurlar ise teknoloji yaratmak ve Endüstri 4.0’a entegrasyon.
İnovasyon, teknoloji
Taşkent, girişimcilik, inovasyon, rekabet ve start-up ekosistemi gibi konularda “model sunan” bir konuşmacı, teknoloji anlatıcısı; kariyerinin önemli yıllarını teknoloji üretimi alanında geçirdiği için konuşmalarında geleceği ve inovasyonu merkezine alıyor. Kariyerine adım attığı Lucent Technologies Bell Laboratories’de (New Jersey) fiberoptik ağ sistemleri gurubunda Ar-Ge mühendisi, uzman danışman ve uzman eğitimci olarak 1998-2005 yıllarında görev alan Taşkent, bu süre zarfında Verizon, BT, Telia, Deutsche Telekom, Global Crossing, Qwest ve UPC şirketlerinin değişiklik kıtalardaki elektro-optik ağ altyapılarının kurulumlarını üstlendi.
Bugün Taşkent’in bir “teknoloji misyoneri” olarak tanımlanmasında, o dönemde edindiği tecrübenin önemli rolü bulunuyor. New York’taki Lucent Worldwide Services grubunda “Knowledge Management”, “Competency Management” ve “Telekom Teknolojileri” alanlarında danışmanlık yapan Taşkent, telekomünikasyon, yenilenebilir enerji ve girişimcilik ekosistemi içinde şirket yapılandırma danışmanı olarak çalıştı. Taşkent, son yıllarda birçok iş planı yarışması ve startup şirketinin hayata geçmesinde rol oynadı.
Start-up’lara mentörlük
Bugüne kadar 2000+ start-up dinlemiş, 200+ start-up’a mentörlük vermiş, 100+ start-up şirketinin hayata geçmesinde rol oynamış olan Taşkent, 50 teknoloji transfer ofisiyle çalıştı. Taşkent, yalnızca Türkiye’nin değil küresel anlamda insanlığın en önemli gelişme ve yaşam ekseni olan sağlık sektöründe çalışmalarını yoğunlaştırmayı seçti. Rekabetçi sağlık çalışmaları için patent-inovasyon ve insan kaynağı üçgeninde sağlık politikaları geliştirmenin peşinde koşuyor.
Girişimciliğe dair güncel gelişmeleri konuşmacı olarak katıldığı toplantılarda dile getiren Taşkent eskiden de girişimcilik olduğunu ancak “eksik” olduğunu ifade ediyor. Taşkent’e göre sürdürülebilir bir ekosistemin oluşması için tüm dünyanın kullandığı Finans, Pazar, İnsan Kaynakları, Kültür, Kanunlar ve Destekleyici unsurları barındıran modelleme benimsenmeli.
Taşkent’in fütüristik kariyer yolculuğunu temel ve yüksek eğitiminde de görmek mümkün. Kariyeri Eidgenösische Technische Hochschule Zürich (ETH) Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nden mezun olmasının ardından başlayan Taşkent, Massachusetts Institute of Technology (MIT) ve Polytechnic Institue of NYU Üniversitesi’nde doktora programına girdi, elektrofizik dalında özellikle lazerler üzerine araştırma yapmaya başladı. Elektrofizik ve teknoloji MBA konularında yüksek lisans derecesi alarak mezun oldu. MIT Enterprise Forum Türkiye Kurucu Başkanlığını, Ege Üniversitesi Teknopark Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Teknoloji Transferi Profesyonelleri Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Endeavor Türkiye Danışma Kurulu Üyeliği, İsviçre Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı, DEİK İsviçre Konseyi Başkan Vekilliğini yaptı. Çalışma hayatını bireysel kariyerin ötesinde geniş bir yelpazede yorumlayan Taşkent, toplumsal fayda ve farkındalık yaratabileceğini düşündüğü teknoloji ve inovasyon konularında başrolde olmaktan ve zaman harcamaktan asla çekinmeden yoğun çalışmalar yapıyor. Taşkent, konuşma ve sunumlarını ana dili Türkçe dışında İngilizce ve Almanca olarak da yapıyor.
Konuşma Konuları
- Yapay zeka
- Teknoloji nasıl geliştirilir?
- Endüstri 4:0 Türkiye’nin işine yarar mı?
- Teknoloji bizi nerede ayrıştıracak?
- Operasyonel verimlilik İsviçre modeli endüstri Türkiye’ye uyar mı?
- Girişimci gladyatör olmalı
- Türkiye’den Elon Musk çıkarmanın formülü
- Burası Silikon Vadisi değil, İstanbul’da Mahmutpaşa
- Teknoloji-yaşam döngüsü
- Satranç üzerinden stratejik düşünce
- Darwin, feminizm, Çarşı; aralarındaki inovasyon bağı nedir?
Videolar
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]