[vc_row css=”.vc_custom_1586197115242{margin-top: 30px !important;}”][vc_column][vc_column_text]Dikey uzmanlıkta geliştirdikleri bilgilerini cömertçe paylaşan konuşmacılarımız, bilim-inovasyon-tıp-teknik-sanat ve çapraz birikimleriyle ihtisaslarını konuşturuyorlar.[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row][vc_row][vc_column][vc_column_text]
Serhan
Bali
Yazar, Müzisyen
Serhan Bali Kimdir?
Serhan Bali, Türkiye’nin klasik müzik alanındaki tek dergisi Andante’ye imza atan, kültür sanat alanında pek çok ulusal gazete ve dergide köşe yazıları, söyleşileriyle okurla buluşan klasik müziğin pek çok alanında ürün veren bir düşünce ve aksiyon insanı. Aynı zamanda uzmanı olduğu bu alanda kurumlara danışmanlık yapan Bali, “klasik müzik” temasının etkin konuşmacılarından.
Klasik müzik ve yaşam
Bali, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Uluslararası İlişkiler bölümünde lisans ve yüksek lisans eğitimi aldı. Türkiye’nin çağdaş standartlarda ve ulusal çapta yayın yapan ilk klasik müzik dergisi Andante ile yayıncılık alanına girdi. Uluslararası Klasik Müzik Ödülleri Birliği (International Classical Music Awards-ICMA) jüri üyelerinden biri olan Bali, her yıl dünyanın en iyi klasik müzik CD-DVD kayıtlarını seçen heyette de görev yapıyor.
Bali, klasik müzik alanında profesyonel editörlük yapıyor. Ünlü piyanist Fazıl Say’ın Yalnızlık Kederi (Doğan Kitap) adlı kitabının editörlüğünü üstlenen Bali’nin “Romantik Dönemin Büyük Bestecileri” adında bir de müzik tarihi kitabı bulunuyor.
Sanat Danışmanlığı
Klasik müzik alanında danışmanlık hizmeti veren Bali, İstanbul Müzik Festivali’nin Danışma Kurulu üyeliğinde bulundu. Fest Travel’ın müzik danışmanlığını yapan Bali, Turgutreis Klasik Müzik Festivali ve İzmir Karşıyaka Belediyesi sanat danışma kurulları üyesi. BaliÜnalp markasıyla klasik müzik temalı konser-festival organizatörlüğü hizmeti sunan Bali, Türkiye’nin ulusal çapta tek klasik müzik ödülü olan Donizetti Klasik Müzik Ödülleri organizasyon komitesi başkanı. Bali, Borusan Klasik Radyo’da , İZ TV’de müzik program ve belgeselleri hazırlayıp sunuyor.
Konuşma Konuları
- Klasik Müzikte Dinleme ve Arşiv Kültürü
- Müzikte Barok Dönem
- Piyanonun Doğuşu ve Gelişimi
- Müzikte Klasik Dönem
- Klasik Müzikte Aşk ve Cinsellik
- Müzikte Romantik Dönem
- Klasik Müzikte Ulusal Ekoller ve Kültürler Arası Etkileşim
Konuşma konu başlıkları ayrıca seminer olarakta kurumsal dünyaya uyumlu hale getirilebiliyor.
KLASİK MÜZİKTE DİNLEME VE ARŞİV KÜLTÜRÜ
*Klasik müzikte arşiv kurma sanatı
*Hangi bestecilerin hangi eserlerine arşivimizde öncelikli yer vermeli ve hangi eserleri özellikle hangi yorumculardan dinlemeliyiz?
*20. yüzyılın en büyük klasik müzik yorumcuları ve arkalarında bıraktıkları referans kayıtlar
*20. yüzyılın en önemli senfonik toplulukları, sahip oldukları gelenek ve en iyi kayıtları
*İçinde yaşadığımız çağın en iyi klasik müzik yorumcuları ve referans kayıtları
*Online klasik müzik dinleme sanatı
*Klasik müzik dünyasında takip edilmesi gereken festivaller, dünyanın en önemli konser ve opera salonları
*Klasik müziğin tema olarak kullanıldığı kurgusal kitaplar ve beyaz perde filmleri
MÜZİKTE BAROK DÖNEM
*Müzikte barok dönemi doğuran sanatsal ve toplumsal koşullar
*Rönesans polifonisinden monodi ve sürekli bas sistemine geçiş
*Barok dönemde çalgı müziği: Consort müziğinden üçlü sonata, solo çalgı müziği
*Günümüzde yeniden moda olan viol ailesi müziği
*Barok dönemde İtalya’da doğan çalgılar: piyano ve yaylılar
*Barok dönemde vokal müzik: Opera, oratoryo, motet, missa, kantat
*Fransız barok müzik geleneği
*Barok dönemin en önemli bestecilerinden Bach, Handel, Vivaldi, Telemann’ı yakından tanıyalım
PİYANONUN DOĞUŞU VE GELİŞİMİ
*Piyano öncesi klavyeli çalgılar: Org, klavikord, klavsen, fortepiyano
*Eşlik sazı ve solist sazı olarak piyano (Romantik dönemde virtüözite)
*Oda müziğinde piyano
*Besteleme aracı olarak piyano
*Klasik ve romantik dönemlerin önde gelen piyano konçertoları
*Piyano için eser bestelemiş önemli bestecileri ve önde gelen eserlerini yakından tanıyalım
MÜZİKTE KLASİK DÖNEM
*Müzikte klasik dönemi doğuran sanatsal ve toplumsal koşullar
*Barok dönemden Klasik döneme geçiş: Rokoko, Galant, Empfindsamer stilleri
*J.S.Bach neden modası geçmiş bir besteci olarak görülüyordu?
*Baba Bach’tan oğul Bach’lara
*Mannheim ekolü, Carl Stamitz ve modern orkestrayla senfoninin doğuşu
*Klasik dönem çalgı müziğinin temel yapı taşı: Sonat formu
*Oda müziği, piyano sonatı ve sanat şarkısı (lied) türlerinin doğuşu
*Klasik dönemin en önemli bestecilerinden Haydn, Mozart, Beethoven’ı yakından tanıyalım
KLASİK MÜZİKTE AŞK VE CİNSELLİK
*Müzik tarihinde kadın uğruna yazılan eserler
*J.S.Bach ve Anna Magdalena Bach aşkı
*Beethoven’ın ‘Ölümsüz Sevgili’si ve imkansız aşkları
*Chopin: Veda Valsi, Mi minör 1. Piyano Konçertosu’nun ağır bölümü, George Sand ile olan aşkları
*Schubert: Winterreise, Die Schöne Müller’in şarkı dizileri ve diğer şarkılar
*Schumann: Clara’ya düğün hediyesi şarkıları, Clara Schumann ile olan aşkları
*Berlioz: Fantastik Senfoni ve Hariett Smithson ile olan aşkları
*Wagner’in Cosima’ya olan sevgisi ve Siegfried Idyll
*Çaykovski’nin eşcinselliği ve yaşamına kattığı trajik boyut
MÜZİKTE ROMANTİK DÖNEM
*Müzikte romantik dönemi doğuran sanatsal ve toplumsal koşullar
*Beethoven’ın geç dönem eserleriyle romantik dönemin kapılarını aralaması
*Müzik tarihinde ilk büyük romantik: Schubert
*Romantik dönem bestecilerin esin kaynakları
*Klasik dönem kalıplarının esnetilmesi ve müziğin çeşitlilik ve genişlik kazanması
*Toplumsal devinimlerin müziğe yansıması (Fransız Devrimi, Mozart’ın Figaro’nun Düğünü operası)
*Edebiyat ve resim sanatlarıyla müzik sanatının yoğun alışverişe girmesi
KLASİK MÜZİKTE ULUSAL EKOLLER VE KÜLTÜRLER ARASI ETKİLEŞİM
*Polonya, Çek, Macar, İskandinav, Fin, Rus, İspanya ulusal ekollerinin doğuşu ve gelişimi
*Osmanlı’da klasik müzik, Türk Beşleri ve sonrası
*Fransız besteci Bizet’nin İspanyol etkileri taşıyan Carmen’i
*Rus besteci Çaykovski’nin İtalyan Kapriçyosu
*Alman Brahms’ın Macar Dansları
*Macar Bartok’un Romen Dansları
*Fransız Debussy’nin Güneydoğu Asya etkileri taşıyan prelüdleri
Videolar
Sinan
Ülgen
Risk Yönetimi Uzmanı, EDAM (Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi) YKB, İstanbul Ekonomi Danışmanlık Kurucu Ortağı
Ekonomik Gelişmeler
Siyasi Analizler
Kamuoyu Araştırmaları
Türk Dış Politikası
Jeostratejik Öngörü
Sinan Ülgen Kimdir?
Sinan Ülgen, Brugge Avrupa Koleji’nde Avrupa Topluluğu konusunda yüksek lisans eğitimi aldı. Dışişleri Bakanlığı’nda Birleşmiş Milletler Dairesi’nde çalıştı. Brüksel’de AB nezdindeki Türkiye Daimi Temsilciliği’nde görev yaptı; Gümrük Birliği’yle ilgili olarak Türkiye’nin müzakere pozisyonunun belirlenmesine katkıda bulundu. 1996’da T.C. Trablus Büyükelçiliği’nde görev aldı.
Türkiye’nin Avrupa Birliği serüveninin en hareketli dönemlerinde, müzakere pozisyonunun belirlenmesinde görev yapmış deneyimli bir diplomat, risk yönetimi strateji uzmanı. Ülgen çalışmalarını Düşünce Kuruluşları, Ekonomi ve Dış Politika Araştırmalar Merkezi (EDAM) ile İstanbul Ekonomi Danışmanlık bünyesinde kurum ve kuruluşların gelecek analizleri ve pozisyon alma ihtiyaçlarını karşılayacak bilgi analizleri yaparak sürdürüyor. Yerel ve çok uluslu kurumların danışmanlığını üstleniyor, fikirlerini paylaştığı platformlarda uzun ve orta vadeli öngörülerle dikkat çekiyor.
Strateji oluşturma, risk yönetimi
“Ekonomik krizden sonra kapitalizm bir ana sistem olarak muhafaza edilecek. Ancak aşırılıklarının törpülendiği bir kapitalizme geçiş söz konusu olacak.” İfadeleriyle günümüz geçiş toplumuna açıklık getiren Ülgen’e göre dünya liderleri, parasını harcadıkları ve belirli bir dönem bazı sıkıntılara göğüs germesini istedikleri vatandaşlarına bugün yaşanan tipte bir krizle bundan 3-5 yıl sonra yeniden karşılaşmayacaklarının garantisini vermek zorunda. Bu tip garantilerin verilmesi ise nihayetinde uluslararası sistemin yeni ve farklı bir tasarımından geçiyor. Bu tasarım, etkinlik ile istikrar, risk ile getiri arasındaki dengeyi daha farklı kuracak. Bu açıdan bakıldığında bu krizin kapitalist sistem açısından da bir dönüm noktası olduğunu söylemek mümkün belki de. Kapitalizm bir ana sistem olarak muhafaza edilmeye devam edilecek. Ancak aşırılıklarının törpülendiği bir kapitalizme geçiş söz konusu olacak. Ülgen, AB ilişkilerinde Türkiye’nin önümüzdeki dönem yapacağı reformlar, başta bankacılık, enerji gibi kritik sektörlerde beklenen değişimler ve Türkiye’nin daha fazla yatırım çekmek için yapması gerekenler konusunda da danışmanlık veriyor.
Konuşma Konuları
- Dış Politika ve Ekonomide Sıcak Gelişmeler
- Risk Yönetimi, Jeostratejik öngörüler
- Türkiye ve Bölgesel İlişkiler
- Türkiye’nin Sürdürülebilir Kalkınması
- Küresel İklim Değişikliği ve Küresel Sosyal Sorumluluk Boyutu
Videolar
Olcay
Silahlı
Sosyal Girişimci, Fazla Gıda CEO’su, Whole Surplus CEO’su
Olcay Silahlı Kimdir?
İndeks Konuşmacı Ajansı Üyesi Olcay Silahlı, bir sosyal teknoloji girişimi olan Fazla Gıda’nın kurucu ortaklarından ve aynı zamanda bu yapının CEO’su. Henüz 28 yaşındayken bu platformun kurulmasına öncülük eden genç girişimci aynı zamanda Whole Surplus’ın da kurucularından biri ve CEO’su.
Whole Surplus markasıyla Almanya’ya açılan Fazla Gıda girişimi, Techstars Berlin hızlandırma programından 120 bin Euro tutarında bir yatırım almayı başardı. Ayrıca Accelerate 2030 programına seçilen tek Türk proje oldu. Sosyal teknoloji girişimi olarak The Good Kitchen programına da kabul edilen Fazla Gıda, Birleşmiş Milletler Kalkınma Hedeflerinden “Açlığa Son” ve “İklim Eylemi” konularında çalışıyor.
72 ton gıda atığı kurtarıldı
Kısa bir süre içinde 72 ton gıda atığını önleyen Fazla Gıda, sunduğu kurumsal çözüm kapsamında iş ortaklarına sosyal etki yaratan projeler hazırlıyor. Bu sayede raf ömrü dolmak üzere olan gıdalar israf edilmiyor ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırılıyor. İhtiyaç sahipleri ile kurumlar arasında sanal bir köprü gibi çalışan bu yapı, sosyal etki odaklı iş yapış biçimlerini perakende ve gıda sektöründe bir norm haline getirmekte kararlı. Fazla Gıda platformunda kalite ve muhasebe raporlamaları, platform üzerinden süreç ve dokümantasyon takibi, sosyal metrik raporlama, veri analizi ve saha danışmanlığı hizmetleri sunuluyor. Böylelikle yapı, gerçekleştirilen bağışları ve toplam atık gıda ile mücadeleyi, ölçülebilir bir olgu hale getiriyor.
Paydaşlar elini taşın altına koyarsa sorunlar çözülür
Fazla Gıda CEO’su Silahlı “Doğru mekanizmalar ve koordinasyonla, gıda atığı gibi tarladan tabağa her aşamada herkesin ürettiği küresel bir sorun karşısında bile etkili çözümler üretmek mümkün. Fazla Gıda’nın sağladığı teknolojik alt yapı sayesinde büyük, küçük tüm perakendeciler ve gıda üreticileri gıda bankalarına sistematik ve sürdürülebilir şekilde gıda bağışında bulunabilirler. Üstelik artık bu hizmetimizi gıda tedarik zincirinin her aşamasında gıda atığı üreten her ölçekte işletme için ücretsiz sağlıyoruz. Bu mücadele hepimizi ilgilendiren bir sorun. Gıda israfını çözmek için tüm paydaşların bir araya gelmesi, emek ve kaynak harcamayı göze alması, gıda bankacılığı ya da geri dönüşüm inisiyatiflerini desteklemesi ve sorumluluk alması gerekiyor” diyor.
Olcay Silahlı kimdir?
1988’de Çorlu – Tekirdağ’da dünyaya gelen Olcay Silahlı 2001’de girdiği Kuleli Askeri Lisesi’nin ardından 2005’te Kara Harp Okulu’na devam etti. Silahlı, okul üçüncüsü olduğu Harbiye’den ayrılarak İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Mühendisliğine devam etti. Bu okulu ise üç yılda bitirerek 2011’de iş hayatına atıldı. Deloitte Consulting’te İş Analisti, Unilever’de Marka Yöneticisi ve Akbank’ta Think Tank Koordinatörü gibi pozisyonlarda çalışan Olcay Silahlı, 2017’de, ortağı Arda Eren ile beraber, web tabanlı bir B2B atık yönetim platformu olan Fazla Gıda’yı kurdu.
Konuşma Konuları
- Atık gıda yönetimi
- Açlık ve yoksullukla mücadele
- Sosyal teknoloji girişimi nasıl kurulur?
- Sosyal girişimcilere öneriler
Videolar
Gülden
Türktan
W20 Türkiye Başkanı, KAGİDER Kurucu Üyesi, OECD, BIAC-ELSA Başkan Yardımcısı
Tüketici İçgörüsü
Karar Verme
Davranış Ekonomisi
Tutum Davranış
Pazarlama Trendleri
Akıllı Alışveriş
Gülden Türktan Kimdir?
Dr. Gülden Türktan, kadın girişimciliğini geliştirmek, ekonomik ve sosyal yaşamda kadının konumunu güçlendirmeyi misyon edinen bir isim. Türktan, profesyonel hayatında denetim, insan kaynakları, kalite ve hukuk işleri fonksiyonlarının kendisine bağlı olduğu üst düzey pozisyonlarda çalıştı ve tepe yöneticilik görevleri üstlendi. Çalışma hayatının neredeyse tamamında sivil toplum kuruluşlarına aktif katılım sağladı.
Lider danışmanlığı
Türktan, kariyerinin önemli bir bölümünde dünyanın en saygın şirketlerin biri kabul edilen ABB Elektrik Sanayi şirketinde, çeşitli üst düzey yöneticilik görevinin yanı sıra şirketin yönetim kurulunda tek kadın üye ve yönetim kurulu başkan yardımcısı olarak görev yaptı. Şirketin 14 milyon dolardan 350 milyon dolara giden yolculuğundaki pek çok kararda imzası bulunan Türktan, “şirket içerisinde daha fazla lider yetiştirme” strateji ve misyonuyla “liderliğe davet” programı bünyesinde uluslararası eğitimler verdi, yurt içinde ve yurt dışında başarılı liderler yetiştirilmesinde etkin rol oynadı.
İş hayatında kadın olmak
Türktan, girişimcilik konusundaki cesareti, öngörüleri, satın alma ve satış süreçlerindeki doğru zamanlaması, etkinlik analizleri yapması ve “kazan-kazan” yatırım teknikleri ile çalışmasıyla kariyerinde önemli başarılara imza attı. İş dünyasından sürpriz bir şekilde ayrılıp, Bodrum’da otel işletmeye başladı. İş dünyasından kopamadı, TÜSİAD’ın İstihdam ve Sosyal Güvenlik Çalışma Grubu Başkanlığı ve Kadın Girişimcileri Derneği KAGİDER’in kurucuları arasında yer aldı ve derneğin başkanlığını üstlendi. Dernek, Türktan döneminde olgunluk çağına ulaşarak, en fazla proje ve en yüksek geliri yakalamayı başardı. Girişimcilik ve çalışma hayatında başarı için gereken temel ekonomik esaslar üzerine muhtelif eğitimler verdi, konuşmalar yaptı, sürdürülebilirlik konusunda Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı UNDP adına tebliğler sundu. Türktan, G20’nin altında “Woman” W20’nin Kurucu Başkanı sıfatıyla Türk kadınını uluslararası platformlarda temsil ediyor, aynı zamanda International Women Foundation (IWF) Türkiye Başkanı.
Türktan’ın dikkat çeken eğitimi Boğaziçi Üniversitesi İşletme Fakültesi’nde lisans ve master eğitimiyle başlıyor. New York Üniversitesi’nde master ve doktora çalışması, MBA ve M. Phil derecesiyle sürüyor. Marmara Üniversitesi’nden doktora derecesi aldı ve New York Üniversitesi’nde araştırma görevlisi ve eğitmen olarak çalıştı.
Konuşma Konuları
- Lider Kim?
- Yukarı Doğru Yönet
- Kendi Liderini Kendin Yarat
- Kadın hareketinde kaç arpa boyu yol gittik? Kaç km. yol kaldı?
Videolar
Yasemin
Bradley
Tıp Doktoru, Beslenme Danışmanı
Yasemin Bradley Kimdir?
Dr. Yasemin Bradley 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunu, İngiltere’de Avrupa’nın en önemli alternatif terapi okulu ITEC’te “Beslenme ve Diyet” alanında eğitim görüp, diploma aldı. TRT spikerlik sınavlarını kazanınca bir dönem görsel medyada çalıştı. Kanal D’de ana haber bültenini sundu. 1996’da Magazin Gazetecileri Derneği tarafından “Yılın En İyi Kadın Haber Spikeri” seçildi. Londra BBC Türkçe Servisi’nde prodüktörlük eğitimi gördü. Bradley; kurumsal beslenme danışmanlığı hizmeti ve eğitimi veriyor. TRT Haber’de “Dr. Yasemin Bradley ile Reçetesiz Hayat” programı unutulmayan çalışmalarından biri.
Dr. Bradley sağlıklı ve güzel kalmanın keyifli olabileceğini öğretiyor. Esas olanın, diyete başlamak değil, bir yaşam stiline başlamak. Bradley moda diyetlerin çoğunun yanlış bilgilerle dolu olduğunu söylüyor. “Önemli olan kişinin doğru beslenmesi ve egzersiz yapması. Zaten doğru beslenen kişi kilo vermeye başlıyor” diyor. Erkeklerin kas yoğunluğunun daha fazla olması nedeniyle kilo vermek konusunda kadınlardan daha avantajlı olduğunu söyleyen Bradley, kas hücrelerinin yoğunluğunun kalorinin daha hızlı yakılmasında etkili olduğunu belirtiyor. Kilo verme amacıyla diyet yapmanın işe yaramayacağını vurgulayan Bradley sözlerini şöyle sürdürüyor: “Londra’da derse giren hocalarımızın söylediği ilk söz; ‘Diyetler işe yaramaz!’ olmuştu. Gerçekten de diyetler işe yaramıyor. Çünkü bir anda normal beslenme biçiminizden çıkıp yiyecekleri aşırı derecede kıstığınız zaman, vücut bunu bir kıtlık tehlikesi olarak algılıyor. Metabolizmanızı birden bire düşürmeye başlıyor. İki, üç ay diyete devam ettikten sonra normal beslenme biçiminize geri döndüğünüzde, artık azalan metabolizmanız öğütmekte güçlük çekiyor ve daha çok kilo almaya başlıyorsunuz. Onun için yiyeceği aşırı kısan, çabuk kilo verdiren diyetler doğru değil.”
Konuşma Konuları
- Hastalıklara Karşı beslenme
- Kadın Nasıl Beslenmeli?
- Erkek Nasıl Beslenmeli?
- Bir Şirketi Zayıflatmak; Birlikte Hafifleyelim
- Örnek Menü
Videolar
Şafak
Özsoy
Jeoloji Mühendisi, TULİP Sürdürülebilir Merkezi Kurucusu
Şafak Özsoy Kimdir?
Şafak Özsoy, uzun yıllardır sürdürülebilirlik konusuna emek veren fikir önderlerinden. Birleşmiş Milletler Risk ve Afet Ofisi Türkiye Temsilcisi. Birleşmiş Milletler (UNDRRMCR 2030 – İklim değişikliği karşında şehirler güçlendirilmesi programı) Danışmanı. Özünde yer bilimci, İTÜ Maden Fakültesi Jeoloji Mühendisliği mezunu.
36 yıllık sanayi tecrübesiyle, değişen ve dönüşen yönetsel süreçlerin tasarlanması, şirketlerin sürdürülebilirlik yol haritalarının oluşturulması odağında çözümler oluşturuyor. İklim risk ve kırılganlıklarına karşı dirençli şirketlere dönüşüm için entegre çözümler üretiyor.
Şafak Özsoy, 21. yüzyılı bir iklim yüzyılı olarak tanımlıyor ve zor bir dönüşüm süreci içinde olduğumuzu vurguluyor. “Küresel anlamda iklim değişikliğine bağlı dünyanın ısınması ve beraberindeki sistemler devam ediyor. Biz karbondioksit emisyonlarını ya da sera gazı emisyonlarını, durdurmadıkça bu etki devam edecek. Bugün bile durdursak sonuçları yine devam edecek…”
Şafak Özsoy’a göre, dünya artık “yeter” diyor. İklim değişikliğinin yaratacağı farklı durumlarla her gün karşı karşıya geleceğiz; artık “gardımızı almanın zamanı”. Özsoy, daha dayanıklı şehirler, dayanıklı bireyler, dayanıklı şirketler için araştırma geliştirmeye ve dönüşüme ihtiyacımız olduğunu ifade ediyor. Çevre ve doğa konusundaki hassasiyetin sürdürülebilirlik bakışı için yeterli olmadığını vurgularken sürdürülebilirlik denildiğine sosyal altlığı mutlaka geniş çerçevede düşünmenin, kadın, çocuk ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularının önemli olduğunun altını çiziyor.
Konuşmalarında iklim değişikliği kadar “İklim mültecileri” sorununu da dile getiriyor. “Netice itibarıyla bu iklim yüzyılının baskısı içinde hepimiz bir dönüşüm içinden geçiyoruz. Ne kadar farkındayız, bilmiyorum ama şunu söyleyebilirim birey olarak evlerimizde, ülkeler nezdinde iş yapma modellerimizde, ulusal hükümetlerde ve yerel boyutta belediyeler nezdinde yapacak çok şey var…”
Özsoy’un 2002 yılında kurduğu Tulip Sürdürülebilirlik Merkezi, eğitim ve danışmanlık hizmetleri sunmaya devam ediyor.
Konuşma Konuları
- ŞİRKETLERİN SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK YOLCULUĞU
Sürdürülebilirlik yolculuklarında şirketlere yol gösteren, uzun dönemde yol haritalarına odaklı yetkinliklerin yönetimi ve sistemsel dönüşümü ele alan bütüncül bir yaklaşım - SÜRDÜRÜLEBİLİRLİK STRATEJİLERİ
Şirketlerin sürdürülebilirlik yolculuklarında uygunluk yükümlülükleri ile şirket yönetimlerinin 21. yy gerekliliklerine yanıt veremeyeceği gerçeğine doğru bir gidiş söz konusu. Bu bağlamda sürdürülebilirlik odaklı çalışmalarda stratejik dönüşüm önemli bir nokta. Bütüncül bir bakış içinde sürdürülebilirliğe geçiş dönüşümü odaklı bir yol haritası ile yapılmalı
- SÜRDÜRÜLEBİLİR ŞEHİRLERE DOĞRU
Cazibe merkezlerine dönüşen şehirler ekonomik kalkınmanın da odağında yer alıyor. 21.yy’da iklim baskısı altında bütüncül bir dönüşümle şehir yönetimlerinin yeniden ele alınarak yönetsel süreçlerinin de dönüşümünü sağlamak gerek - İKLİM YÜZYILI VE DİRENÇLİLİK MEKANİZMALARI
21.yy bir yanda azaltım taahhütlerinin giderek netleştiği diğer yanda uyum özelinde hayatın her alanında yapısal değişim ve dönüşümlere bizleri ulaştıracak nitelikte. 21.yy’da riskin dirençliliğe kayışı ve tüm süreçlerin bu doğrultuda ele alınması temel amaç. İklim yüzyılı sadece azaltım hedefleri ile değil enerjinin karbon arındırılmasını ve sistemsel bir dönüşümü de gerekli kılıyor
Videolar
Doğan
Taşkent
Elektrik – Elektrofizik Mühendisi, İnovasyon Danışmanı
Teknoloji Anlatıcısı
Patent
Endüstri 4:0
İlaç Sektöründe Gelişmeler
Yapay Zeka
İnovasyon
Doğan Taşkent Kimdir?
Teknoloji anlatıcısı ve danışmanı Doğan Taşkent, Türkiye’nin hızlı ilerleme kaydedebilmesi için biyoteknoloji, nanoteknoloji ve yeşil teknoloji gibi alanlarda öne çıkması gerektiğini söylüyor. Bu gelişim dizgesinde atlanmaması gereken en önemli unsurlar ise teknoloji yaratmak ve Endüstri 4.0’a entegrasyon.
İnovasyon, teknoloji
Taşkent, girişimcilik, inovasyon, rekabet ve start-up ekosistemi gibi konularda “model sunan” bir konuşmacı, teknoloji anlatıcısı; kariyerinin önemli yıllarını teknoloji üretimi alanında geçirdiği için konuşmalarında geleceği ve inovasyonu merkezine alıyor. Kariyerine adım attığı Lucent Technologies Bell Laboratories’de (New Jersey) fiberoptik ağ sistemleri gurubunda Ar-Ge mühendisi, uzman danışman ve uzman eğitimci olarak 1998-2005 yıllarında görev alan Taşkent, bu süre zarfında Verizon, BT, Telia, Deutsche Telekom, Global Crossing, Qwest ve UPC şirketlerinin değişiklik kıtalardaki elektro-optik ağ altyapılarının kurulumlarını üstlendi.
Bugün Taşkent’in bir “teknoloji misyoneri” olarak tanımlanmasında, o dönemde edindiği tecrübenin önemli rolü bulunuyor. New York’taki Lucent Worldwide Services grubunda “Knowledge Management”, “Competency Management” ve “Telekom Teknolojileri” alanlarında danışmanlık yapan Taşkent, telekomünikasyon, yenilenebilir enerji ve girişimcilik ekosistemi içinde şirket yapılandırma danışmanı olarak çalıştı. Taşkent, son yıllarda birçok iş planı yarışması ve startup şirketinin hayata geçmesinde rol oynadı.
Start-up’lara mentörlük
Bugüne kadar 2000+ start-up dinlemiş, 200+ start-up’a mentörlük vermiş, 100+ start-up şirketinin hayata geçmesinde rol oynamış olan Taşkent, 50 teknoloji transfer ofisiyle çalıştı. Taşkent, yalnızca Türkiye’nin değil küresel anlamda insanlığın en önemli gelişme ve yaşam ekseni olan sağlık sektöründe çalışmalarını yoğunlaştırmayı seçti. Rekabetçi sağlık çalışmaları için patent-inovasyon ve insan kaynağı üçgeninde sağlık politikaları geliştirmenin peşinde koşuyor.
Girişimciliğe dair güncel gelişmeleri konuşmacı olarak katıldığı toplantılarda dile getiren Taşkent eskiden de girişimcilik olduğunu ancak “eksik” olduğunu ifade ediyor. Taşkent’e göre sürdürülebilir bir ekosistemin oluşması için tüm dünyanın kullandığı Finans, Pazar, İnsan Kaynakları, Kültür, Kanunlar ve Destekleyici unsurları barındıran modelleme benimsenmeli.
Taşkent’in fütüristik kariyer yolculuğunu temel ve yüksek eğitiminde de görmek mümkün. Kariyeri Eidgenösische Technische Hochschule Zürich (ETH) Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nden mezun olmasının ardından başlayan Taşkent, Massachusetts Institute of Technology (MIT) ve Polytechnic Institue of NYU Üniversitesi’nde doktora programına girdi, elektrofizik dalında özellikle lazerler üzerine araştırma yapmaya başladı. Elektrofizik ve teknoloji MBA konularında yüksek lisans derecesi alarak mezun oldu. MIT Enterprise Forum Türkiye Kurucu Başkanlığını, Ege Üniversitesi Teknopark Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Teknoloji Transferi Profesyonelleri Derneği Kurucu Yönetim Kurulu Üyeliği, Endeavor Türkiye Danışma Kurulu Üyeliği, İsviçre Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanlığı, DEİK İsviçre Konseyi Başkan Vekilliğini yaptı. Çalışma hayatını bireysel kariyerin ötesinde geniş bir yelpazede yorumlayan Taşkent, toplumsal fayda ve farkındalık yaratabileceğini düşündüğü teknoloji ve inovasyon konularında başrolde olmaktan ve zaman harcamaktan asla çekinmeden yoğun çalışmalar yapıyor. Taşkent, konuşma ve sunumlarını ana dili Türkçe dışında İngilizce ve Almanca olarak da yapıyor.
Konuşma Konuları
- Yapay zeka
- Teknoloji nasıl geliştirilir?
- Endüstri 4:0 Türkiye’nin işine yarar mı?
- Teknoloji bizi nerede ayrıştıracak?
- Operasyonel verimlilik İsviçre modeli endüstri Türkiye’ye uyar mı?
- Girişimci gladyatör olmalı
- Türkiye’den Elon Musk çıkarmanın formülü
- Burası Silikon Vadisi değil, İstanbul’da Mahmutpaşa
- Teknoloji-yaşam döngüsü
- Satranç üzerinden stratejik düşünce
- Darwin, feminizm, Çarşı; aralarındaki inovasyon bağı nedir?
Videolar
Celal
Seçkin
Yönetim Danışmanı, EFQM Eğitmeni, EFQM Değerlendiricisi
Celal Seçkin Kimdir?
Celal Seçkin, Türkiye’de “Kurumsal Mükemmellik” denince akla ilk gelen isimlerden biri. Kurumsal mükemmellik alanında uzun yıllar boyunca edindiği bilgi ve deneyimini kurumlarla paylaşan Celal Seçkin, bugün, “kurumsal mükemmellik” alanında en çok aranan konuşmacılardan. Seçkin; değişim yönetimi, liderlik, yenileşim/inovasyon, kurumsal özdeğerlendirme gibi kurumsal mükemmellik anlayışı kapsamında ihtiyaç duyulan birçok konuda profesyonel kitlelere özel konuşmalar gerçekleştiriyor.
EFQM Mükemmellik Danışmanı
Türkiye’de 1992’den itibaren “Ulusal Kalite Ödülü” sürecinin oluşturulmasına katkıları olan Seçkin, Avrupa Kalite Ödülü sürecinde de 1997’den itibaren değerlendirici ve baş değerlendirici olarak rol aldı. Ekim 2000 – Aralık 2004 tarihleri arasında EFQM Brüksel’de Avrupa Kalite Ödülü Yöneticisi olarak çalışan Seçkin, EFQM Mükemmellik Aşamaları değerlendirme sürecini tasarlayan ekipte ve sürecin uygulamalarında yer aldı, EFQM Mükemmellik Modeli’nin güncellenmesi çalışmalarına katıldı.
Öz değerlendirme ve Çalıştaylar
Seçkin, yurt içi ve yurt dışında kamu sektörü ve özel sektörden çok sayıda kuruluşa kurumsal mükemmellik, EFQM Modeli, kurumsal öz değerlendirme uygulamaları ve ulusal/uluslararası ödül süreçlerine hazırlanmalarına yönelik eğitimler verdi. Çok farklı özelliklerdeki kurumlarda uygulamalarda yer aldı, kurumsal mükemmellik değerlendirmeleri yaptı. Birçok uluslararası, ulusal kongre ve sempozyumda organizasyon komitesi üyesi, oturum başkanı, çalıştay yöneticisi, konuşmacı ve katılımcı olarak yer aldı.
Kurumsal eğitimler
Halen, EFQM’in değerlendirici eğitimlerini tasarlayan ekipte yer alan Seçkin, birçok ülkede eğitim veriyor, EFQM adına eğitmen akredite ediyor ve değerlendirici yetiştiriyor. Kurumsal mükemmellik anlayışının insanlığın daha iyi bir geleceğe kavuşmasında önemli katkıları olacağına inanan Seçkin, çalışmalarını yurt içi ve yurt dışında danışman, eğitmen ve değerlendirici olarak sürdürüyor.
Seçkin, ODTÜ Elektronik ve Haberleşme Bölümü’nden mezun oldu. PTT ARLA (TELETAŞ) ve Siemens A. Ş.’de elektronik haberleşme sistemleri üretiminde 17 yıl mühendis ve yönetici olarak çalıştı. Ulusal Kalite Ödülü Sekreteri ve KalDer İcra Kurulu Üyesi olarak görev alan Seçkin, Ulusal Kalite Hareketi’ni geliştiren ve uygulayan ekipte yer aldı. Çeşitli üniversitelerin sertifika programlarında eğitmen olarak yer aldı. Seçkin Danışmanlık ve Eğitim Ltd. Şti.’ni kurdu. Seçkin, her yıl EFQM Mükemmellik Ödülü sürecinde Değerlendirme Ekibi Lideri olarak görev yapıyor.
Konuşma Konuları
Kurumsal Mükemmellikte Başarı(sızlık) Öyküleri
- İyi yönetilen kurumların özellikleri nelerdir? Kurumsal mükemmelliğe giden yolda kurumlar hangi engeller ve kolaylaştırıcı unsurlarla karşılaşırlar?
- Kurumsal mükemmellikte sürdürülebilirlik, liderlik ve değişime uyum.
- Kurumsal mükemmellik örneklerine ilişkin deneyim paylaşımı.
- Kurumsal Ayna: Özdeğerlendirme; ama nasıl?
Neden özdeğerlendirme? Özdeğerlendirmede objektiflik, tarafsızlık ve açıklık nasıl sağlanabilir? Özdeğerlendirme sonunda belirlenen güçlü yönler ve iyileştirme fırsatları nelerdir? Özdeğerlendirme sonuçları nasıl kullanılır? İyileştirme sürecinin tasarımındaki temel unsurlar nelerdir?
Kurumların Dönüşümünde Temel İtici Güç: Liderlik
Kurumların yönetiminde, değişim süreçlerinde ve başarılı olmalarında liderliğin rolü nedir? Kurum kültürü, değerler ve etik anlayışla liderlik arasındaki ilişkiler nasıl değerlendirilir? Başarılı liderlik profilinin temel özellikleri nelerdir? Liderlikte ilişki yönetimi ve kurumun paydaşlarının beklentileri nasıl karşılanır?
Kaçınılmaz Yol Ayrımlarında Nasıl Hareket Etmeli: Değişim Yönetimi
- Değimin ihtiyacının hissedilmesi ve değişimin gereği. Değişime direnç ve uyum.
- Değişim sürecinde liderlerin ve liderliğin rolü. Kurum kültürü, değerler ve değişim.
- Değişim sürecinin yönetimi. Değişim yönetiminde paydaşların rolü.
Böyle Gelmiş Böyle Gitmemeli: Yenileşim ya da İnovasyon
Neden inovasyon? İhtiyaç mı? Lüks mü? Gereklilik mi? Moda mı? Hobi mi? Fark yaratmak mı? Nasıl? Kurum kültürü ve yönetim anlayışı ile ilişkisi. Yenileşimde başarısızlık örnekleri… Engeller, kolaylaştırıcılar. Yenileşimde sürdürülebilirlik.
Birlikte Çalışalım, Arayalım, Anlayalım, Çözelim: Moderasyon, Çalıştay, Arama Konferansı Yönetimi ve Kurgusu
Kurumsal performansı iyileştirmek, daha iyi ve etkin bir yönetim anlayışına doğru yol almak üzere çeşitli konulara odaklanan çalıştaylar?
- Stratejik planlama.
- Süreç yönetimi.
- Çalışanların memnuniyeti.
- Müşteri memnuniyeti.
- Toplumsal sorumluluk.
- Değişim yönetimi.
- Sürdürülebilirlik.
- Etik, kurum kültürü, değerler vb.
[/vc_column_text][/vc_column][/vc_row]